KAYSERİ ŞUBE: ZAFER ÜSKÜL NE DEMEK İSTİYOR?

ZAFER ÜSKÜL NE DEMEK İSTİYOR?

Geçen yıl Diyarbakır'da 2, Osmaniye'de ise 1 ilköğretim okulunda, öğrencilerin başörtüsü ile okula gitme isteği son haftalarda Adana, Mersin ve Konya gibi illerimizde de görülmüştü.

Bu öğrencilerimiz inançlarının bir gereği olarak sosyal hayatın her aşamasında başlarını örtmek istiyorlar. Öğrencilerin bu haklı taleplerinin zamanlama açısından üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması çalışmalarına denk düşmesinin dinen de, hukuken de hiçbir mahsuru yoktur.

Kanunlarımıza göre ilköğretim mecburidir. Akıl bağli olmuş kız öğrenciler için "baş açık olur" diye de bir sınırlama yoktur. Böyle bir yasak olsa bile bu, dini yaşama ve inanma hürriyetine sınır koyma anlamına gelir ki bu da inanç hürriyetine aykırıdır.

Hal böyle iken TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Prof. Zafer ÜSKÜL yaptığı bir açıklamada; ilköğretimin mecburi olduğunu, kız çocuğunu okula göndermeyen velilerin çocuklarının devlet tarafından velisinden alınarak devletin korumasına alınacağını söyledi.

Hangi şartlar oluştuğunda çocukların anne babadan alınıp devletin korumasına verileceği, uluslar arası hukukça da belirlenmiş ve küçük yaştakilerin din eğitimi ve din hayatı konusunda velilerin, devletin sorumlulukları kanunlarımızda belirtilmiş olup, "başörtüsü eğitime engeldir" diye de bir hukuki gerekçe yoktur. Olmaması da gerekmektedir.

Tüm bu şartlar açıkça ortada iken, TBMM'nin İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, eski bir öğretim üyesi ve hukukçu kişiliği ile ön plana çıkan Zafer ÜSKÜL' ün bu talihsiz açıklaması, 27 MAYIS 1960, 12 EYLÜL 1980, 28 ŞUBAT 1997 deki darbeler döneminin buyurgan ve despot temel hak ve hürriyetleri yok sayan devlet anlayışının hortlaması olarak değerlendiriyoruz.

Zafer ÜSKÜL' ün talihsiz, hukuk tanımaz ve toplum vicdanında karşılık bulmayan bu beyanatlarının ardından, milli eğitim eski ve yeni bakanlarının da, mükellef olmuş ilköğretimdeki kız öğrencilerin başörtüsü serbestîsi isteyen taleplerini, provakatif eylemler olarak değerlendirmeleri de bir o kadar yanlış ve hukuki zemini olmayan değerlendirmelerdir.

12 EYLÜL 2010 da yapılan halk oylaması sonucu kabul edilen anayasa değişikliği ile milletin talepleri gerek eğitim kademelerinde ve gerekse dini inanç ve kamuda çalışma konusundaki taleplerinin kamuoyunda daha çok dillendirilmesini art niyetli ve provakatif eylemler olarak değerlendirip, devlet yetkililerinin buyurganlığını ortaya koyarak dillendirilmesi, devlet adamlığı ile bağdaşan davranışlar değildir.

MAZLUMDER olarak idareci konumunda bulunan bakanlarımızı ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanını beyanatlarında daha hassas, kuşatıcı ve buyurgan olmayan bir dil kullanmaya davet ediyoruz.

Ahmet TAŞ

MAZLUMDER şube Başkanı

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2010-10-28
Okunma Sayısı : 975
Şube ve Temsilcilerimiz
kayseri
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Kayseri Şubesi
Adres: Camii Kebir Mahallesi Ulu Sokak Taşhan Kat: 7 No:702 Melikgazi / KAYSERİ
E-posta: mazlumderkayseri38[a]gmail.com | Telefon: 0 (352) 232 75 20 | Faks: 0 (352) 232 75 20

Ziyaretçi Sayımız : 3769344

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari